Başbakan R.Tayyip Erdoğan seçim meydanlarından halka çağrı yaptı;"Ben isim vermiyorum,yalan yazan gazeteleri almayın" dedi. Ve sözlerinin devamında belirli bir medya grubunu işaret etti. Bu çıkış ve tartışmalar sonucunda Türkiyede boykot kültürü ve gazete okuma alışkanlığını sorgulama ihtiyacı duydum. Öncelikle iktidar veya muhalefet, siyasi ya da sivil toplum farkı olmadan Türkiye'nin iki önemli sorunu var: protesto etmeyi bilmemek ve okumamak, bu konu özelinde de gazete okumamak. Protesto etmek toplumumuza yabancı bir kavram. Kendi üniversitemde öğle yemeğini yemekhanede yemeyerek boykot yapma girişimine dahi başımız beleya girer mantığıyla katılmayan kişiler oldu, ki okulun öğrenci sayısı 200-250 civarındaydı bu sırada. Ulaşım ve enerji fiyatlarına yapılan zamlar, vergi artışları, anayasa değişiklikleri vs. konularında protesto etmeyi beceremeyen toplumun benim hatırladığım son 15-20 yıllık sürede büyük destek gören bir iki tane boykot hareketi olmuştur. Bir tanesi "sürekli aydınlık için 1 dakika karanlık eylemi" ki sayılı toplu boykotlardan biridir ve başarılı bir örnektir. Fakat daha çok infial uyandıran ve saçma temellere dayanan dış boykotlar olmuştur. Örneğin, Abdullah Öcalan'ın İtalya'ya sığındığı günlerde İtalyan mallarını boykot etmek üzerine kurulan kampanya.Alakalı alakasız birçok markanın bulunduğu listeler hazırlanmıştı (örneğin hangi ülke boykot edilirse edilsin coca cola listede yer alır). Fakat tek bilinen taksim meydanında İtalyan malı olduğu iddia edilen bir buzdolabını yakmak ve bir arabayı yakma girişiminden ibaret olmuştu. Benzer kampanyalar bugün İsrail için yürütülmekte. Yine benzer marka listeleri, bayrak yakmalar, fakat 1-2 hafta sonra unutulan şeyler. Örneğin nescafe'nin boykot edilmesi fakat kimsenin boykot listelerinde sigara markalarına rastlamaması. Bu bağlamda başbakanın çıkışını bu boyutta boykot kültürünün olmamasına bağlıyorum.

Internette yapılan kısa bir araştırma sonucunda Türkiyeda ortalama günlük gazete satışının şubat ayı başı verilerine göre 4.750.000 civarında. Bu satışın yaklaşık 1 milyonunun Zaman, Türkiye, Cumhuriyet gibi çoğunlukla abone satışına sahip gazetelere ait olduğu görülmektedir. Bu tip gazete aboneliklerinin gelişmiş devletlerdeki gazete aboneliklerinin aksine maalesef birincil olarak okumak yerine belirli cemaatleri, grupları desteklemek, statü belli etmek için alındığı bilinmektedir. Bu bağlamda Türkiye halkının yaklaşık %5'i gazete okumaktadır. Mallarının kalitesini beğenmediğimiz Çin'de bu rakam günlük 117 milyon satışla %9, Japonyada 71 milyon satışla %55 (!), ABD'de 55 milyon satışla %18, Almanya'da 23 milyon satışla %28, İngiltere'de 17 milyonla %27 gibi rakamlar devam etmekte. Dünyanın en çok satan 5 gazetesi Japonyada yayınlanıyor ve tirajları sırasıyla 14, 12, 5.5, 4.6 ve 4.5 milyon [link]. Japon mücizesinin bir kısmı belki de bu rakamlarda gizli. Gazetelerin niteliğine bakacak olursak; bugün yayınlanan New York Times gazetesi 56 sayfa, İtalya'nın ünlü spor gazetesi La Gazetta Della Sport yaklaşık 40 sayfa civarındadır ve birçok spor dalıyla ilgili günlük bilgiler yayınlanmaktadır. Bu rakamların eşiğinde bugünün Türkiye'sinde belki de son yapılacak boykot gazete almama boykotudur. Günde 3-5 milyon verip bir paket sigara alan vatandaşımız 30 kr verip gazete almamaktadır. Yazdıklarını beğenin veya beğenmeyin, beğenmediğiniz gazeteyi dahi eleştirebilmek adına alıp okumalısınız bence. Kimilerine göre yalan veya yanlı yazıyor olsun ya da olmasın ancak lütfen hergün en az bir gazete alın.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder